HidrojenHaber – Fas hükümeti, “Fas Teklifi” (Morocco Offer) adlı yeşil hidrojen programı kapsamında seçilen yatırımcılarla arsa tahsis anlaşmalarını imzaladı. Ancak Western Sahara Resource Watch (WSRW) tarafından yayımlanan rapora göre, tahsis edilen arazilerin bir kısmının uluslararası hukuka göre “işgal altındaki topraklar” statüsünde olan Batı Sahra bölgesinde yer alması ciddi bir yasal tartışmayı tetikledi. Raporda, Fas’ın yasal sahibi olmadığı bu topraklarda çok uluslu şirketlere sanayi kullanımı için izin vermesinin uluslararası hukuku ihlal ettiği savunuluyor.
DEV ŞİRKETLERİN PROJELERİ BATI SAHRA’DA
WSRW verilerine göre, TAQA (BAE) ve Moeve (İspanya) konsorsiyumuna Dakhla bölgesinde, ORNX konsorsiyumuna (ABD, İspanya, Almanya) ise El Aaiún bölgesinde yeşil hidrojen ve yeşil amonyak üretimi için arazi tahsis edildi. ORNX projesinin 4,5 milyar dolarlık yatırımla 2 GW’tan fazla rüzgar ve güneş enerjisi ile yıllık 100 bin ton hidrojen üretmesi planlanıyor. Suudi Arabistan merkezli ACWA Power’ın da “Yeşil İnci” projesi için anlaşma imzaladığı ancak yer bilgisinin kamuoyuna açıklanmadığı belirtiliyor. Bu yatırımlar, bölgenin enerji potansiyelini küresel pazarlara bağlamayı hedeflerken, yerel halkın rızası alınmadığı iddiasıyla eleştiriliyor.
HUKUKİ RİSKLER VE ULUSLARARASI TEPKİLER
BM tarafından “kendi kaderini tayin etmemiş bölge” olarak tanınan Batı Sahra’da yapılan bu tahsisler, yatırımcı şirketleri ciddi yasal risklerle karşı karşıya bırakabilir. WSRW temsilcisi Sara Eyckmans, şirketlerin yasal dayanağı olmayan bir otoriteden toprak kabul etmesinin işgali pekiştirdiğini ifade etti. Mart 2025’te sekiz BM Özel Raportörü, bölgedeki yeşil enerji projeleriyle bağlantılı tahliye ve baskı iddialarına dikkat çekerek Fas’ı uyarmıştı. Rapor, yenilenebilir enerji projelerinin uluslararası hukuktan muaf olmadığını ve Sahravi halkının onayı olmadan yürütülen faaliyetlerin meşruiyetinin sorgulandığını vurguluyor.
Etiketler: Fas, Batı Sahra, yeşil hidrojen, WSRW, ACWA Power, ORNX, TAQA, uluslararası hukuk



