HidrojenHaber – Almanya’daki Max Planck Sürdürülebilir Malzemeler Enstitüsü liderliğindeki araştırmacılar, yüksek çalışma sıcaklıklarında nikel bazlı süper alaşımların hidrojene maruz kalması durumunda ortaya çıkan hidrojen gevremesinin (hydrogen embrittlement) oda sıcaklığına kıyasla çok daha şiddetli olduğunu ortaya koydu. Gaz türbinlerinde sıcaklık dayanımı ve korozyon direnci sağlamak için kritik bir malzeme olan nikel bazlı alaşımlardaki bu yıpranma, kombine çevrim gaz türbinlerinde (CCGT) doğal gaz yerine hidrojen kullanımı hedefleyen küresel karbonsuzlaşma planlarını zora sokabilir.
YÜKSEK SICAKLIKTA METAN GAZI BASINCI MALZEMEYİ ÇATLATIYOR
Kombine çevrim gaz türbinlerinde yaygın kullanılan nikel bazlı alaşımların 400°C ile 1.000°C arasındaki sıcaklıklarda test edildiği araştırmada, hidrojenin malzeme gevremesini önleyen karbürlerin bozulmasını hızlandırdığı tespit edildi. Yüksek sıcaklık altında hidrojen ile karbonun reaksiyona girerek yüksek basınçlı metan gazı oluşturduğu ve bunun da alaşım içindeki mikroskobik hasarı genişlettiği belirlendi. Araştırmacılar, güçlendirme mekanizmalarında karbür kullanımının değiştirilmesi ve alaşım bileşimlerinin hidrojen direncine göre optimize edilmesiyle bu sorunun aşılabileceğini ifade ediyor.
ALMANYA VE SİNGAPUR GİBİ ÜLKELERİN HİDROJEN TÜRBİNİ PLANLARI ETKİLENEBİLİR
Elde edilen bulgular, karbonsuzlaşma hedefleri doğrultusunda santrallerini hidrojene dönüştürmeyi planlayan ülkeler için büyük önem taşıyor. Almanya ve AB Komisyonu, 2045 yılına kadar hidrojene dönüştürülecek 12 GW kapasiteli gaz santrali ihalesi planlarken, Singapur da 2032 yılına kadar hazır olacak 3 yeni hidrojen uyumlu gaz türbini için ihaleye çıkmıştı. Hidrojenin depolama, taşıma ve yüksek sıcaklıklı türbin yakma süreçlerinde yarattığı mekanik gevreklik riskinin çözülmesi, geleceğin temiz elektrik üretimi açısından kritik bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.
Anahtar Kelimeler: Max Planck Enstitüsü, hidrojen gevremesi, nikel süper alaşım, CCGT gaz türbini, yüksek sıcaklık hidrojen hasarı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı



