Orta Doğu Çatışmaları Küresel Hidrojen ve Gübre Pazarını Vurdu

HidrojenHaber – Orta Doğu’da meydana gelen askeri çatışmalar, küresel petrol ve doğal gaz arzının ötesine geçerek hidrojen bazlı kimyasallar, gübre ve rafinaj ürünlerinin tedarik zincirini derinden sarstı. Küresel hidrojen üretiminin yaklaşık altıda birine ev sahipliği yapan bölgede, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve liman altyapılarına yönelik saldırılar ihracat faaliyetlerini felç etti. Bölge, küresel amonyak ticaretinin %25’inden fazlasını, üre ticaretinin yaklaşık %40’ını ve metanol ticaretinin %45’ini tek başına karşılıyor. Yaşanan arz kesintileri ve askeri operasyonlar nedeniyle birçok rafineri ve petrokimya tesisi faaliyetlerini durdurmak zorunda kalırken, hasar gören ünitelerin yeniden üretime dönmesinin aylar alabileceği belirtiliyor.

KÜRESEL GÜBRE PAZARINDA FİYATLAR İKİYE KATLANDI

Çatışmaların en ağır darbeyi vurduğu alanlardan biri küresel gübre pazarı ve buna bağlı olarak gıda arz güvenliği oldu. Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık amonyak, üre ve kükürt sevkiyatlarını sınırlandırırken, doğal gaz kısıtları ve yüksek enerji maliyetleri Bangladeş, Hindistan ve Slovakya gibi ülkelerde de üretimi durma noktasına getirdi. Yaşanan bu kriz dalgasıyla birlikte küresel üre fiyatları Ocak ve Mayıs 2026 döneminde ikiye katlandı. Gübre kullanımındaki küçük düşüşlerin bile mahsul veriminde ciddi kayıplara yol açtığı bilinirken; amonyak ihtiyacının %40’ını Orta Doğu’dan karşılayan Fas ile üre ihtiyacının %40-85’ini bölgeden ithal eden Brezilya, Avustralya, Güney Afrika ve Tayland gibi tarım ekonomilerinde risk en üst seviyeye tırmandı.

DÜŞÜK EMİSYONLU HİDROJEN YATIRIMLARINDA MOMENTUM YAVAŞLADI

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, küresel hidrojen talebi 2025 yılında 100 milyon tonu (Mt) aşarken, düşük emisyonlu hidrojen üretimi %20 artışla ancak 1 Mt seviyesine yaklaşabildi. 2030 yılı için duyurulan proje portföyü ise ertelemeler ve iptaller nedeniyle 27 Mt seviyesine geriledi. Yatırım momentumunun yavaşladığı sektörde, 2027 yılı başına kadar nihai yatırım kararı (FID) alınmadığı takdirde 22 Mt’luk potansiyel kapasitenin tamamen kaybedilme riski bulunuyor. Çin, sübvansiyonlar ve yeni pazar hamleleriyle elektrolizör pazarındaki liderliğini korurken, Avrupa’da mevzuat süreçlerinin yavaş ilerlemesi projelerin ticari ölçeğe ulaşmasını geciktiriyor. Sektörün önündeki yüksek maliyet ve altyapı engellerini aşmak için uzun vadeli talep görünürlüğü ve güçlü politika desteklerinin sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Anahtar Kelimeler: Orta Doğu krizi, gübre fiyatları, amonyak ticareti, düşük emisyonlu hidrojen, IEA raporu

+ posts
Bizi tercih edilen kaynak yapın Google'da hidrojen enerjisi haberlerini takip etmek için HidrojenHaber'i tercih edilen kaynağın yap.
Add HidrojenHaber to Google Preferred Sources
İLGİLİ HABERLER

Çin’de Tek Aşamalı e-SAF Üretimi Maliyeti 8.800 Yuana Düşürebilir

Chinese researchers developed a dual-function catalyst converting CO2 and hydrogen into sustainable aviation fuel in a single reactor step, validated at a 1,000-tonne annual pilot plant with 97.37 percent CO2 conversion. Production cost could fall to about 8,800 yuan per tonne, with commercial scale targeted before 2030.

Körfez Ülkeleri Hidrojen Ekonomisinde İkili Strateji İzliyor

KİK ülkeleri, enerji dönüşümünde mavi ve yeşil hidrojen eksenli ikili strateji uyguluyor. Neom ve TA'ZIZ projeleriyle yıllık milyonlarca tonluk kapasite hedeflenirken, mevcut doğal gaz altyapısı ve yenilenebilir enerji bir arada değerlendiriliyor.

Elektrolizör Pazarı 5 yılda 15 Milyar Dolara Dayanacak

Global electrolyzer market growing from USD 2.08 billion in 2025 to USD 14.48 billion by 2031 at a CAGR of 38.2 percent, driven by green hydrogen adoption and renewable energy integration. Asia Pacific held a 40.5 percent share in 2024 while the AEM technology segment is projected to grow fastest at 50.6 percent CAGR.

2026 YKS’de Üniversitelerin Enerji Bölümleri Tamamen Doldu

2026 YKS sonuçlarına göre devlet üniversitelerindeki 9 farklı lisans ve ön lisans enerji bölümünde kontenjanlar tamamen doldu. Hidrojen teknikerliği ve enerji sistemleri mühendisliği en çok talep gören alanlar oldu.

Kalyon PV’de Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Murathan Kalyoncu

Kalyon PV Yönetim Kurulu Başkanlığına Murathan Kalyoncu, Genel Müdürlüğe ise Görkem Suner atandı. Dört aşamalı entegre tesiste yerli hücre ve modül üretimine odaklanan şirket, yönetim yapısını güçlendirerek büyümesini sürdürüyor.