HidrojenHaber – Almanya merkezli havacılık öncüsü H2Fly’ın kurucu ortağı ve CTO’su Josef Kallo, Aero Friedrichshafen fuarında yaptığı açıklamada hidrojen-elektrikli tahrik sistemlerinin geleceğine dair kritik bir yol haritası paylaştı. Kallo, 350 ile 500 kilowatt arasında sürekli güç sağlayan sistemlerin 2030 yılına kadar seri üretime girebileceğini, önümüzdeki 5 yıl içinde ise 1,2 megawatt (MW) gücündeki sistemlerin büyük uçaklarda kullanılabilir hale geleceğini duyurdu.
TEKNOLOJİK GELİŞİM VE H2F-175 ÜNİTESİ
Joby Aviation iştiraki olan H2Fly, şu an odağını 175 kilowattlık H2F-175 yakıt pili ünitesine çevirmiş durumda. Üçüncü nesil teknolojilerle sistem kararlılığı, kontrol ve güvenilirliği optimize eden 65 kişilik mühendislik ekibi, dördüncü nesil ünitelerde teknolojiyi ölçeklendirerek bileşen performansını artırmayı hedefliyor. Kallo, son 9 aydaki sıvı hidrojen depolama ve kontrol testlerinden elde edilen verilerin, uçak üreticilerine (OEM) yüksek performanslı ve stabil operasyonlar sunma konusunda kendilerine güven verdiğini belirtti.
ALTYAPI VE YENİLENEBİLİR ENERJİ KRİTİK EŞİK
Havacılığın fosil yakıt bağımlılığından kurtulmasının en büyük engelinin yenilenebilir enerji arzı olduğunu vurgulayan Kallo, “Hidrojen ekonomisi, kurulu yenilenebilir güç kapasitesine bağlıdır” dedi. Güneş ve rüzgâr enerjisinin küresel çapta ucuzlamasının yeşil hidrojen dönüşümünü hızlandıracağını belirten CTO, finansal piyasalardaki dalgalanmalara rağmen verimli kaynak yönetimiyle süreci yürüteceklerini ifade etti. Şirket, önümüzdeki 12 ay içinde yakıt pillerinin endüstriyelleşmesi için hangi uçak üreticileriyle ortaklık yapacağını açıklamaya hazırlanıyor.
YAKIT PİYASASINI DÖNÜŞTÜRECEK
Küresel havacılıkta 1,2 MW’lık sistemlerin devreye girmesi, bölgesel uçuşların tamamen karbonsuzlaşması anlamına geliyor. Bu durum, havacılık yakıtı piyasasında radikal bir değişim yaratırken, hidrojen lojistiği ve havalimanı altyapı yatırımlarında yeni bir ekonomik devrim başlatacak.
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı
- Gizem Ormanlı



