Bain & Company: Türkiye Enerji Dönüşümünde Yeni Bir Faza Geçti

HidrojenHaber – Küresel yönetim danışmanlığı şirketi Bain & Company, “Küresel Enerji ve Malzeme Görünümü 2026” raporunu yayımladı. Küresel elektrik talebinin 2040 yılına kadar %40 ile %70 arasında artacağını öngören rapor, Türkiye’nin enerji stratejisi, artan tüketim eğilimleri ve dekarbonizasyon süreci için kritik tespitler sunuyor. Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre ülkede elektrik tüketimi 2025 yılında %2,1 artış gösterirken, sanayileşme ve kentleşme bu büyümeyi tetikleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.

TÜRKİYE İÇİN ŞEBEKE ESNEKLİĞİ VE DEPOLAMA VURGUSU

Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, küresel raporun sonuçları ışığında Türkiye’nin enerji dönüşümündeki konumunu değerlendirdi. Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında hızlı bir büyüme yakalayarak büyük bir başarı gösterdiğini belirten Candar, “Ülkemiz enerji dönüşümünde artık yeni bir faza geçmiş durumda. Bundan sonraki dönemde sadece üretim kapasitesi artışı değil; şebeke esnekliği, batarya ve depolama teknolojileri ile iletim ve dağıtım altyapısı gibi alanlara yapılacak yatırımlar belirleyici olacak” dedi.

ARZ GÜVENLİĞİ VE YERLİ ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI

Rapora göre, küresel ölçekte yenilenebilir enerjinin yükselişine rağmen fosil yakıtlar en iyimser düşük karbon senaryosunda bile 2040 yılında dünya enerji arzının %52’sini oluşturmaya devam edecek. Bu küresel dinamik, Türkiye açısından kaynak çeşitliliğinin ve arz güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Doğal gaz tedarikinde farklı kaynak ve güzergâhların kullanılmasının sistem esnekliği ve maliyet avantajı sağladığı vurgulanırken, yerli hidrokarbon arama ve üretim faaliyetlerinin Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefi için stratejik önemini koruduğu ifade ediliyor.

KRİTİK MADENLERDE DIŞA BAĞIMLILIK RİSKİ

Temiz enerji teknolojileri, elektrikli araçlar ve şebeke ekipmanları için vazgeçilmez olan lityum, bakır ve kobalt gibi kritik minerallerde 2030 yılından sonra ciddi küresel arz açıkları bekleniyor. Onur Candar, elektrifikasyonun hız kazanmasıyla bu madenlere yönelik küresel rekabetin artacağını belirterek, Türkiye’nin enerji dönüşümünün kritik halkalarında dışa bağımlılığını azaltması gerektiğini söyledi. Candar, Türkiye’nin bu alandaki araştırma, işleme ve tedarik kapasitesini geliştirmesinin uzun vadeli sanayi rekabetçiliği açısından öncelikli başlık olduğunu sözlerine ekledi.

+ posts
Bizi tercih edilen kaynak yapın Google'da hidrojen enerjisi haberlerini takip etmek için HidrojenHaber'i tercih edilen kaynağın yap.
Add HidrojenHaber to Google Preferred Sources
İLGİLİ HABERLER

Genç Enerji Liderleri 2027 Programı’na başvurular başladı

Genç Enerji Liderleri 2027 Programı için başvurular 30 Kasım’a kadar sürecek. Programa 32 yaşını aşmamış, en az üç yıl deneyimli ve iyi derecede İngilizce bilen genç profesyoneller başvurabilecek.

Milli Enerji 2040’ta yeşil hidrojen kritik rol üstlenecek

Milli Enerji 2040 Vizyonu, rüzgâr ve güneş kapasitesini 175 GW’a çıkararak fazla elektriği yeşil hidrojene yönlendirmeyi hedefliyor. Program kapsamında enerji sektörüne toplam 500 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor.

Asahi Kasei ve P2H2’den AEM elektrolizör iş birliği

Asahi Kasei ve Power to Hydrogen, AEM elektroliz sistemlerini ölçeklendirmek ve ticarileştirmek için iş birliğine gitti. İridyum içermeyen teknoloji, değişken yenilenebilir elektrikle düşük maliyetli hidrojen üretimini hedefliyor.

Sivas küresel iklim ve enerji dönüşümü ağına katıldı

Sivas, iklim ve enerji dönüşümünü destekleyen Kentsel Dönüşümler Misyonu’na katıldı. Türkiye’den beş kentin bulunduğu uluslararası ağ, 54 ülkede toplam 150 şehre ulaştı.

Alman enerji şirketlerinde yüzde 92’lik finansman açmazı

Alman belediye enerji şirketlerinin yüzde 92’si dönüşüm yatırımlarını öz kaynaklarıyla finanse edemeyeceğini belirtiyor. Raporda depolama ve dijital esnekliğe dayanan beş yeni iş modeli öne çıkarılıyor.