Japonya’dan Fukushima Sonrası İlk Somut Nükleer Hedefi

HidrojenHaber – Japonya, 2011 yılında yaşanan Fukushima Daiichi nükleer felaketinin ardından nükleer enerji politikalarında tarihi bir dönüm noktasından geçiyor. Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (METI), ülkede artan elektrik talebini güvence altına almak ve sıfır emisyonlu baz yük enerji üretimini sürdürmek amacıyla, felaketten bu yana ilk kez somut nükleer reaktör inşa hedefleri içeren yeni bir politika taslağı hazırladı. 5 Haziran 2026 tarihinde sunulan eylem kılavuzu taslağına göre hükümet, 2040’lı yıllara kadar ekonomik ömrünü tamamlayacak 2 ila 5 nükleer reaktörü yeniden inşa etmeyi, 2050’li yıllarda ise bu sayıyı 11 ila 14 reaktöre çıkararak nükleer kurulu gücünü korumayı teklif ediyor.

2040’LI YILLARDA KAPASİTE AÇIĞI KAPATILACAK

Açıklanan yeni yol haritasına göre, 2040’lı yıllarda toplam 2.200 ila 5.500 megavat (MW) kapasiteli 2 ila 5 nükleer reaktörün “yerine koyma” (replace) yöntemiyle yeniden inşa edilmesi planlanıyor. 2050’li yıllara gelindiğinde ise bu strateji genişletilerek, yaşlanan ve 60 yıllık işletme ömrünü dolduran nükleer reaktörlerin yerine 12,7 ila 16 gigavat (GW) kapasiteli toplam 11 ila 14 adet yeni nesil reaktör inşa edilecek. Japon elektrik endüstrisi, 2040’lı yıllara kadar mevcut reaktörlerin aşamalı olarak devre dışı kalmasıyla ülkede yaklaşık 5,5 milyon kilovatlık bir güç açığı oluşacağını hesaplıyor. METI, bu somut sayısal hedeflerle nükleer enerji operatörlerinin yatırımlarını hızlandırmayı ve sektörde kritik bir ihtiyaç haline gelen nitelikli insan kaynağını güvence altına almayı amaçlıyor.

YAPAY ZEKÂ VE VERİ MERKEZLERİNİN ARTAN ENERJİ TALEBİ

Japonya’nın nükleer enerjide “geri dönüş” (turnaround) stratejisinin arkasındaki en büyük itici güçlerden birini, yapay zekâ (AI) teknolojilerinin hızla yayılması, veri merkezlerinin çoğalması ve ileri teknolojiye dayalı üretim tesislerinin elektrifikasyon süreçleri oluşturuyor. Enerji ithalatına olan bağımlılığı azaltmak ve fosil yakıtlara karşı stratejik bir kalkan oluşturmak isteyen Tokyo yönetimi, Şubat 2025’te kabul edilen 7. Temel Enerji Planı kapsamında nükleer enerjiden maksimum düzeyde yararlanma kararı almıştı. Bu plan doğrultusunda Japonya, nükleer enerjinin toplam elektrik üretimindeki payını 2023 mali yılındaki yüzde 8,5 seviyesinden 2040 yılına kadar yüzde 20 bandına çıkarmayı hedefliyor. Aynı dönemde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 40 ila 50’ye yükseltilmesi, fosil yakıtların payının ise yüzde 69’dan yüzde 30-40 seviyelerine düşürülmesi öngörülüyor.

YAŞLANAN REAKTÖRLERİN YERİNE SAHA ENTEGRASYONU

Fukushima kazası öncesinde ülkede bulunan 54 nükleer reaktör, Japonya’nın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyordu. Kazanın ardından tüm reaktörlerin kapatıldığı ülkede, şu an işletilebilir durumdaki 33 reaktörden sadece 15’i sıkı güvenlik denetimlerini geçerek yeniden devreye alınabildi. Halen devrede olan 15 reaktörün toplam kurulu gücü 14,6 GW seviyesinde bulunuyor. Ancak, mevcut santrallerin 60 yıllık yasal işletme sınırına yaklaşması, yalnızca reaktörleri yeniden çalıştırmanın 2040 hedeflerine ulaşmak için yeterli olmayacağını gösteriyor. Bu nedenle hükümet, Kansai Electric’e ait Takahama 1 ve 2, Mihama 3 ve Tokai İkinci nükleer santralleri gibi 60 yılı aşacak tesisleri tamamen devreden çıkarıp, aynı sahalarda daha güvenli ve ileri teknolojiye sahip yeni nesil reaktörler kurarak bu açığı kapatacak. Japonya’da büyük ölçekli tek bir reaktörın inşa maliyetinin yaklaşık 7 milyar doları bulması, bu süreci ülkenin en büyük enerji yatırım taahhütlerinden biri haline getiriyor.

+ posts
Bizi tercih edilen kaynak yapın Google'da hidrojen enerjisi haberlerini takip etmek için HidrojenHaber'i tercih edilen kaynağın yap.
Add HidrojenHaber to Google Preferred Sources
İLGİLİ HABERLER

İntetra Teknoloji’nin Halka Arz Başvurusu SPK’dan Onay Aldı

İntetra Teknoloji'nin halka arz başvurusu SPK tarafından onaylandı. Yüzde 25 halka açıklık oranı ve 53,60 TL pay fiyatıyla gerçekleşecek 2,14 milyar TL büyüklüğündeki arzla şirketin sermayesi 160 milyon TL'ye çıkarılacak.

Çinli PERIC Romanya’ya 7,5 MW’lık Elektrolizör Sevkiyatını Tamamladı

Çinli PERIC, Romanya'daki hidrojen projesi için ürettiği 7,5 MW kapasiteli konteyner tipi alkali elektrolizör sisteminin sevkiyatını tamamladı. 2026 sonunda devreye alınması planlanan tesis, bölgesel yeşil dönüşümü hızlandıracak.

Japonya Dünyanın İlk Hidrojen Odaklı Işın Hattını Kuruyor

NEDO ve Kyoto Üniversitesi, SPring-8-II senkrotronunda dünyanın ilk hidrojen odaklı ışın hattı BL34XU'yu kuruyor. Yakıt hücresi ve elektrolizör analizlerini 30 kat hızlandıracak 100 kat daha parlak hat, 2029'da açılacak.

ETH Zürih Öğrencilerinin Hidrojenli Uçağı İlk Uçuşa Hazırlanıyor

ETH Zürih öğrencilerinin geliştirdiği 100 kW yakıt hücreli H2-Sling uçağı, ilk uçuş öncesi testler için Payerne Havalimanı’na taşındı. 700 bar tanklarında 5,2 kg hidrojen depolayan uçak, 200 km menzil sunuyor.

Shanghai Electric Biyometanol Kapasitesini 250 Bin Tona Çıkarıyor

Shanghai Electric, Taonan tesisine yıllık 200 bin tonluk ikinci etap kapasitesini ekleyerek toplam yeşil metanol üretimini 250 bin tona çıkarıyor. Rüzgâr enerjili yeşil hidrojen kullanan tesis, 2027'de tam kapasiteye ulaşacak.